Ahmet Can Pepe

Kranba (Nefsi Pulathane) Mahallesinin sessiz bir çocuğu. Ailenin küçük erkeği, Pepe ailesinin son samurayı.
Okul yılları sorma gitsin. Öğretmenin günahında mı? Sen Babasız veya anasızsın yada beş parasız çulsuzun tekisin. Al cetveli, topla parmakları…. İçin yanar. Bir şey diyemezsin. Öğretmende seviniyor .Tamam, adam ettim ben bu çocuğu. Hangi yolu gösterdin, ne öğrettin hayata dair ne verdin? Hiç! Oda bilmez.
İşte böyle giderken ağabeyim Osman PEPE’nin (eski Çevre ve Orman Bakanı) çekmiş olduğu İstanbul Boğaz Köprüsünün fotoğraflarının cazibesi beni fotoğraf dünyasıyla tanıştırdı. O tanışmadır gidiyorum. Yıl 1975, fotoğraf bir sevda, fotoğraf bir tutku , fotoğraf alabildiğince uzanan vadi gibi sonsuz.
Almanyalı Esma teyzenin körüklü makinesi, ne heyecan…
Koş fotoğrafçıya ne çıkacak heyecanla bekle. Ne göreceksin?
Zaman ilerledi, içimdeki fotoğraf tutkusu günden güne korlaştı. Fotoğraflarım vardı, ilk sergimi Neşe abla ve Ülkü hanımın büyük katkılarıyla Uzun Sokak İş Merkezinin bodrum katında o zaman Güzel Sanatlar Galerisi idi, orada açtım.
Zamanın dostları elimden tuttu. Mükemmel bir açılış ve sonrası…
Yıllar sonra 10’a yakın fotoğraf sergisi, açık hava slayt gösterileri, Ankara – İstanbul – Mersin – Tokat rahmetli Valimiz Recep YAZICIOĞLU , rahmetli Kemençeci Osman buluşması , kemençe eşliğinde slayt gösterisi. Fotoğraflarım Ulusal Dergilerde , Ulusal ve yerel gazetelerde yayınlandı.
Akçaabat Orta Mahalle evlerinin fotoğraflarını Kamuoyuna ve Üniversite camiasına ilk tanıştıranlardan biriyim diyorum.
Bugün Orta Mahalle yaşıyorsa, benim katkılarım yadsınamaz.
Fotoğraf çekmeye giderken , hala çocuklar gibi sevinirim. Fotoğraf çekmek bir sevdalık bir aşk gibidir.
Canlılar nasıl susuz yaşayamaz, bende fotoğrafsız yaşayamam.
Fotoğraf çekmek benim yaşam tarzım.
Sevgiyle …

Kaynakça:Ahmet Can Pepe’den alınan biyografi

Ahmet Can Pepe

Fotoğraf Sanatçısı
Back to Top